Nasılsa Beyin Bedava Deyip Beynini Çılgınca Kullanan 21 Kişi

İşinden İstifa Edip Kedisi İle Birlikte Dünyayı Gezen Kadının İmrendiren Hikayesi Ve Fotoğrafları

Günün En İyi 5 Gif’i (29.10.2015)

Ne Günlerdi Ya Diyeceğiniz 22 Eski Spor Haberi

Andrea Pirlo’nun Yazdığı Kitapta Fatih Terim Hakkında Söyledikleri

Blog 19 Haziran 2016
365.924

pirlo’nun ingilizce olarak yayınlanan “i think therefore i play” adlı kitabından alıntı yazıdır.

berlusconi ve ancelotti arasında karşılıklı sevgiye dayanan, oldukça sağlam bir ilişki vardı. fakat bunun milan’ı çalıştıran herkes için geçerli olduğunu söyleyemem, örneğin fatih terim…

fatih oldukça dikkat çekici ve kurallara alerjisi varmış gibi gözüken garip bir insandı. daha en başında milan’da uzun süre görev yapamayacağı oldukça belliydi ve kısa bir süre sonra da kovuldu.

terim milan’dan önce, canının istediği her şeyi yapabildiği daha düşük profilli takımlarda görev almıştı, ama burası milan’dı. burada bazı hareketlerin tolere edilmeyeceğini herkes bilirdi…

mesela; öğle yemeğine canı isteyince geç katılıyordu. ac milan’ı temsil etmesi gereken resmi aktivitelere kravat takmadan gelebiliyor; sonra bu aktivitelerden, evinde “biri bizi gözetliyor” seyretmek için kimseye haber vermeden erkenden ayrılıp, galliani’yi masasında tek başına bırakıyordu. kendisini tesislerde john travolta gibi garip, cafcaflı ve renkli kıyafetler giyerken görüyorduk.

görevi boyunca kendisinin adeta gölgesi gibi olan deli bir tercümanı vardı. terim’in 5 dakikalık ateşli konuşmalarını, duygusuz şekilde 5 saniyede tercüme eden bir adam… tercümanı bir ara terim’e medya ile tüm ilişkileri süresiz kesmesini tavsiye etti… medya ile ilişkileri kesmek… süresiz… ac milan’da… iletişimin her şeyden önemli olduğu ve mükemmel yönetildiği bir kulüpte…

özellikle göreve başladığı ilk günlerde yaptığı takım toplantıları ise unutulmazdı. terim eline bir tebeşir alıp taktik tahtasına 11 daire çizerdi. tahtadaki her daire sahaya çıkacak bir oyuncuyu temsil ederdi. ancak konuşmanın ortasında taktik tahtası çizdiği oklardan ve karalamalardan öyle bir hale gelirdi ki; hangi dairenin kimi işaret ettiğini anlamak imkansızlaşırdı. taktik tahtası, oyuncuları ve mevkileri birbirinden ayırmanın mümkün olmadığı karmakarşılık bir hal alırdı. kısacası tam bir kaos… sadece kalecinin kendi pozisyonundan emin olabildiği bir kaos…

toplantı sırasında bir daireyi işaret edip, “costacurta, tam burada olman gerekiyor” diye konuşmaya başlardı. bir gün dayanamayıp, “ama patron, o gösterdiğin dairenin biraz önce benim olduğunu söyledin, costacurta değil ki” demek zorunda hissettim.

işin daha da kötüsü konuşma ilerledikçe defans bölgesindeki dairelerle, forvettekileri karıştırmaya başlardı. artık öyle bir hal almıştı ki, kendi aramızda acaba bunu berlusconi’nin gizli rüyası olan 2-4-4 taktiğini gerçekleştirmek için bilerek mi yapıyor diye şakalaşmaya başlamıştık.

ancak şaka bir yana, terim’in taktik bilgisinin yetersizliğini ve tüm oyun planının takımı bağıra çağıra motive ederek, sahada iyi bir sonuç almamızı ümit etmek olduğunu anlamamız çok uzun bir süre almadı… belki böyle bir plan başka yerlerde geçerli olabilirdi, ancak milan’da işlemezdi. işlemedi de, milan’da uzun süreli görev alabilmek için bundan çok daha fazlasına ihtiyaç vardı.

Etiketler:
Kaynak:
Reklamlar
Yorumlar

Yazıya 1 yorum yapılmış.

Taha Can Gürlek 19 Haziran 2016

Andrea Pirlo bırak dünyadaki futbolun kralı olmayı uzaydaki futbolun bile gıpta ettiği bir adamdır. Eğer Pirlo böyle düşünüyor ise doğrudur. Yeryüzünde mimar ne derse o.

Reklamlar
İlginizi Çekebilir
Her Erkeğin Bilmesi Gereken 5 Şey

Her Erkeğin Bilmesi Gereken 5 Şey

1 Aralık 2016
19.164