Erkekleri Yalan Söylemeye İten 13 Soru

Atatürk’ün Düşman Asker Annelerine Yazdığı Mektup Ve Bir Avustralyalı Annenin Atatürk’e Cevabı

Fiziksel Rahatsızlıkların Psikolojik Sebepleri

Özendiğimiz Hayatı Yaşamakla Meşgul Olan Köpeğin Kıskandıran 10 Fotoğrafı

Çapkın Bir Erkeğin Gözünden Kadın Analizi

Blog 1 Aralık 2015
25.199

Kadınlar, sevgili olmayan/olmayacak erkekleri diğer kadınlar ile anlaşamıyorum kisvesi altında hayatlarına sokarlar. gariban erkek, hayatlarına girer. girmemesi güçtür. altını çizerek, tekrar ama tekrar söyleyebileceğim bir şeyi yazıyorum; erkekler kadınlardan daha duygusaldır. kadınlar kedi sevmeyi, battaniye altında üşümeyi, soğuk havada cam kenarında kahve içmeyi, sevdikleri için ağlamayı duygusallık sayarlar, zannederler. bu yaptıkları sadece samimiyetsiz bir klişeler görüntüsüdür. erkek daha çok hisseder, daha çok acı çeker, daha büyük ve yüce sever, ayrıldığında daha zor unutur. dağı delen şirin değil ferhat’tır. çölleri aşan leyla değil mecnun’dur. şirin ve leyla o esnada saraydaki odalarında beklemektedirler. olay bundan ibaret, bir erkeğin sevdiği için yapmayacağı şey yok. kadınlar böyle değil, zoru görünce kaçar gider çoğu. istisnaları ile tanıştım. hepsi evli/erkek arkadaşları var. adamlar bu kızları 15-16 yaşından affedersiniz ama kapmışlar. 10 yıldır da ayrılmamışlar. niye ayrılsınlar ki?

konuya tekrar dönüyorum. kadınlar bu adamları hayatlarına soktuklarında ne düşünür hisseder bilmiyorum. ancak varsayımlarla yola çıkabilirim. ama bu adamlara bu kadınlar içlerini döker. içlerini dökmekten de öte saatlerce kendi hayatları ile ilgili gereksiz ayrıntıları anlatırlar. “ya ben kolyemi kaybetmişim” “çanta almam lazım” “italyan erkekleri çok yakışıklı ya” vs vs gibi bir erkeğin hiç ilgisini çekmeyecek, çekmeyen şeyleri anlatırlar. kadınlarla aralarında bu konuşmaları pek yapamazlar. çünkü kadınların bazı özellikleri prototiptir. hangi kadına sorsanız “ben farklıyım, bu camiaya ait değilim” der ama hepsinin, özellikle türkiye’de, hepsinin ortak özelliği dengesizlik’tir. dengesiz olmayan bir kadınla henüz daha karşılaşmadım. kendine dürüst olan kadınlar bunu kendilerine de itiraf ediyorlar, size de. “evet dengesizim” diyorlar. çirkin olanları(karakter olarak, fiziksellik tamamen giri dışı) suçu yine sözde duygusallık, hormonlar ve pms dönemlerine atıyor. iyi de norveçli kızımız da pms oluyor? onda hormon yok mu? ya meksikalı? o da her ay yumurtalarını atıyor? senin fizyolojik olarak farkın ne ki?(ekstrem durumlar olabilir, konu dışı)

neyse efendim, bu kadınlar hayatlarındaki her şeyi erkeklere anlatıp anlatıp mutlu olurlar. paylaştıklarını zannederler. aslında hissettikleri içlerindeki her şeyi kusup, yalnız kaldıklarını düşünerek birine tutunma ihtiyacıdır. erkek bunları dinlemek istemez ama yine de katlanır. kadın hayatını o kadar çok erkeğe kusar ki, erkek bir noktadan sonra kadının hayatının bir parçası olduğunu hisseder. istemsizce kendisine karşı duygular beslendiğini düşünmeye başlar. her erkek düşünür, ben de düşündüm arkadaşlarım da. bir kadın her sabah kalkar kalkmaz size günaydın diyorsa, gece yatana kadar en fazla 20 dakika aralıklarla sizinle konuşuyorsa, akşam en son size iyi geceler deyip yatağına giriyorsa, sizinle konuşmayı seviyorsa ve bir şeyler anlatıyorsa her erkek, o kadının kendisine karşı ilgi duyduğunu düşünür. ama işin aslı böyle değil.

kadınların bu yaptığını zaten erkekler istemiyor ama kadınlar ısrarla yapıyor. halbuki bunu yapmak için psikolog diye bir kavram var. 1 saat gidip aşağı yukarı 100 tl bayılıp hiç susmadan, ağzın kuruyana kadar her şeyi anlatabilirsin. ama kadın bunu istemiyor. o erkeği istiyor. çünkü o erkeğin ilgisine ihtiyacı var. bunu arzuluyor, buna şiddetle ihtiyaç duyuyor. ama istediği sadece ilgi. başka bir şey değil. “seninle hep konuşurum, habire bir şeyler anlatırım. seni hatta özlerim. kimbilir belki bir gün seni severim ama asla ama asla benden bir şey bekleme!! sevgilin olmam!!” der kadın. o erkeğin ilgisi önemlidir ama o erkek beyaz atlı prens kesinlikle değildir. beyaz atlı prenslere hayat anlatılmaz, dertler, sorunlar, mutluluklar, coşkular anlatılmaz. beyaz atlı prense sadece aşık olunur. kadın aşık olunca saçmalar zaten.
bu hataya erkekler çok sık düşüyor. bakın yeniden diyorum, ben de düştüm. 30 yaşındayım ve 31’den gün alıyorum. bunu aydınlatma amacıyla yazıyorum. aynı zamanda çok yakın bir arkadaşım da bu durumu yaşıyor. yaşadı. adam geldi bana bir gün dedi ki “abi ben bir kızla günde 10 saatten fazla konuşuyorum. sürekli bir şeyler paylaşıyoruz. beni rüyalarında gördüğünü söylüyor, beni özlediğini söylüyor. hatta bana beni sevdiğini bile söyledi!”. “eee, ne güzel işte beraber olun o zaman. tut elini, sarıl ve takılın” dedim haliyle. adamın bana dediği şu; “abi kız seviyor ama sevgili olmak istemiyor..”. oğlum manyak mısınız siz? nasıl bu konuma düşürüyorsunuz kendinizi? sonra günde 2 paket sigara içip alkol masalarından kalkmıyorsunuz. hiç mi anlamıyorsunuz, günde sana 10 saat abuk sabuk şeyleri anlatan kadına sen değil anlatmak iyi geliyordur. senin yerine put koysalar kadın o puta da anlatır. köpek koysan ona da anlatır. ama onların vereceği ilgi senin ilgine eş değil. çünkü sen zamanla seveceksin. onu düşünecek, arzulayacaksın. folloş hale geleceksin. kadının niye umrunda olsun? ona göre siz yakın arkadaştınız(!), ama sen duygular beslemeye başlayınca her şeyi mahvettin. bu kadar basit.
neyse, bu adam gitti 2 hafta sonra aradı beni.

adam gözyaşları içinde. bildiğiniz salya sümük ağlıyor. dedim “ne oldu oğlum ya. silkelen allah aşkına, kendine gel..” adam içimi parçaladı, biliyordum. “sevdik, sevildiğimiz söylendi ama canı sıkılıyormuş. hayatına giren başka şeyler yüzünden ilgi hissettiğini düşünüyormuş. benimle konuşmak ona çok iyi geliyormuş ama hepsi bu..” e oğlum demedik mi sana? sevmediğim adam olsa “gerizekalısın *iktir git!” derdim, atladım yanına gittim. içim paramparça oldu yemin ederim çünkü 8 yıl önceki halimi gördüm. adam bildiğin dağılmış, kültablası dağ olmuş sigara içmekten. eli ayağı titriyor. gir bi duşa dedim hareket edemiyor, tuttum kendim soktum adamı duşa. üstüne soğuk suyu bocaladım. kahve yaptım. sabaha kadar konuştuk. habire anlatıyor, “sevdim, sevdim, sevdim de sevdim..” iyi de kardeşim sevilmemişsin. sana sadece sevildiğin hissettirilmiş. yani ona daha iyi gelmen için seninle oyun oynanmış. adama bunu dedim yine ağlamaya başladı.

“bak” dedim. “ben 23 yaşındayken bu dünyadaki en haysiyetli, en şerefli, en onurlu, en ince insanlaran birisiydim. dürüsttüm, fedakardım. sevdiğime gitmek için, cebimde para yokken 30 km yol yürüdüm gecenin 2’sinde. ona hayatımı sundum, önerdim. seninle yaşarım, seninle ölürüm dedim. önünde engel olmam, yanında yürürüm, elini tutarım tüm engelleri beraber aşarız dedim.” “niye olmadı be abi?” dedi bana. “seninle aynı cevapları duydum çünkü. ben kimseye acı çektiremezdim. yaralayamazdım. darbe vuramazdım. ben kadına el kaldıramazdım. hakaret edemezdim. insan sevdiğine kötü söz söyler mi hiç? ben arkadaştım onun için sadece. o böyle görmüştü beni. kendi kafasında öyle yaratmış. ben sevmiştim. olmadı. bir kadınla günde 10 saat konuşuyorsan o ilişkiyi bundan sonra derhal bitir. kadına kendini tanıt, seni bilsin. daha sonra gereksiz ayrıntılarla boğulma sonra. bir şey anlatınca ‘he’ deyip çek git” dedim. doğrusu bu çünkü. erkek adam sevince çekip gitmesini bilmeli. bu gereksiz ayrıntılarla kendisini boğmamalı. kadın bir şeyler anlatmak istiyorsa gitsin kız arkadaşlarına anlatsın, dinlemiyorlarsa günlük tutsun veya psikolog’a gitsin. ama işte, onlarda ilgi faktörü yok. “kadınlar her zaman can yakmaya devam edecekler. bak sana bir arkadaşımın sözü ile veda edeyim, en yakın kız arkadaşımdı ama gerçekten arkadaşımdı. ‘kadınlar şeytandır’ demişti bana bir gün. tüm kadınların içinde o şeytanlık vardır. onların planlarını öğrenmen imkansız.” dedim. iznimi istedim.
“şimdi neden böylesin?” diye sordu bana.
“nasılım?” diye cevap verdim.
“hiçbir şeyi iplemiyorsun. umrunda değil, kadınların hayatına girip mahvedip bırakıyorsun. onlara resmen sadece yatacak varlıklar gibi bakıyorsun. neden?” diye sordu. o an önemliydi çünkü onun geleceğini de etkileyecektim.

“her erkeğin hayatına bir kötü kadın girer. bunlar genelde bencil, egoist, çıkarcı olurlar. seninkine de girmiş. bundna sonra değişmek sana kalmış. benim acımadığım, umursamadığım kadınlar bu kötü kadınlar. ben onları tanıyabiliyorum. hayatıma sokup üzüp bırakıyorum, artık param da olduğu için bu işi daha rahat yapıyorum. o kadınlar üzüldüğü zaman normale dönüyorlar çünkü. bazı kadınların bu dünyada bir birey olduklarını, prenses olmadıklarını anlamaları için hakarete ve kötü davranılmaya ihtiyacı var. siz geceleri rahat uyuyun diye yapıyorum bunu. o kadınlar sizi bulup da canınızı daha fazla yakmasın diye yapıyorum. bundan sonra sen de böyle ol, adam ol. hayatını çöpe atma.”
çıktım arkadşaın evden, nereden baksan 9 yıl falan olmuş o sevgili olmayan erkek arkadaş konumuna düştüğümden. yıllardır hissetmediğim bir duyguyu hissettim. göğsüm sıkışıyordu, kalbim acıyordu cidden. erkekler cidden unutamıyor dedim kendime. eskinin üstüne toprak attık ama bir işe yaramıyor, hala zombi gibi çıkıyor arada dedim güldüm. arabaya bndim, telefona 7 tane mesaj gelmiş “canım neredesin?” “ya cevap versene?” “aşkım bana kızdın mı??” vs vs diye. gittim, yine görevimi yaptım. ama o 9 yıl önceki kadını unutamıyorum. bana o acılar çektireni. ilkler unutulmaz ya, bu da öyle. bedduam yok. ama erkeklere de buradan tekrar seslenmeyi borç bilirim.

yapmayın! bir kadın size hayatı ile ilgili gereksiz ayrıntıları anlatırsa kaçın. çünkü %99 o kadına aşık olacaksınız ve %99 o kadın sizi sevmeyecek, bir süre sonra size kötü davranıp size yol verecek %1 için aylarınızdan, yıllarınızdan vazgeçmeyin. bir gün çıkar karşınıza gerçek bir kadın, kadın gibi kadın. sizi sever, sizinle olmak ister. o zaman da tipine falan bakmayın. sizi gerçekten sevebilen bir kadın bulursanız kaçırmayın. çünkü sevmek kolay ve rahat olanı, zira eminsiniz. ama sevilmek çok zor. emin olmak da öyle. olursanız anında kapın. olasılıklar az, ihtimal düşük, hayat da zor ve gittikçe ilişkiler daha da yozlaşıp zorlaşıyor ve bu etrafında sevgili olmayan erkek arkadaş bulundurmak isteyip ego tatmini yapmak isteyen kadınların sayısı hızla artıyor.

Kendinizi koruyun. Bu tiplerden kollayın.

Etiketler: ,
Reklamlar
Yorumlar

Yazıya 13 yorum yapılmış.

Deniz Yıldız 1 Aralık 2015

Bunu yazan arkadaşla tanışmak isterdim. Akıl başa geç düşüyo, teşekkür ediyorum yazana.

Baki bektas 2 Aralık 2015

Bunu yazana nasil ulasabilirim , baska yazilarida varmiydi?

Hatice 3 Aralık 2015

Modern ilişki denilen zırvalığın getirdiği hal. Ne kadın mutlu ne erkek. Harama bulaşma denildiğinde göz ardı edip hayatlarının içine ediyorlar. Al işte elbette kadın sevilmek ilgi görmek ister fakat önüne helen erkekle takılırsa sonuç bu. O yüzden kırmızı çizgiler var geçilmemesi gerekilen.Ya seviyorsan evlenirsin onu niyet edersin yoksa takılıyım bilmem ne kadar süre ortalık o… Geçilmiyor gerçekten. Bu insanlar çocuk yetiştirecek hangi psikolojiyle

Serhat 11 Aralık 2015

Bu yazıyı yeni okudum su an . Aynı şey başıma geldi iki gün önce , Kız her dakika mesaj atıyor , gece , gunduz , öğle , akşam her dakika . Anlattigi ipe sapa gelmez sacma seyler . Zarf attim bende , amacı ayrıldığı erkeği unutamamis ve bende dinlenmeye karar vermis olay bu yani :) Çok geçmeden anladim bunu zaten ve kalbini kırmadan uzaklastirdim onu , cunku arkadaşın dediği gibi , biz erkekler çok derin düşünürüz. O bize hayatını anlatırken biz hiç anlamadan ona aşk denilen duyguyu besleriz ve karşıdan da farklı bir tepki aldığımız zaman çıkmaza gireriz . Buda bizi bi hayli toparlanmak için zorlaştırır. Bu nedenle ilk başta yol vereceksin ki ilerde sana engel olmasınlar .

Cebrail İlhan 12 Aralık 2015

Siz yine geç kalmışsınız.ben 19 yaşında öğrendim çok şükür.
Yalnız çok iyi kaleme almışsınız teşekkür etmek için sırf dolduruyorum şu formu.normalde çok üşengecim :)

cebrail ilhan 12 Aralık 2015

valla yalnız olmadığımı bilmek mutlu etti beni.
çok iyi kaleme almışsınız yüreğinize sağlık hocam

hazal hatip 26 Aralık 2015

bu kadar güzel anlatılırdı. böyle kadınlar yüzünden hemcinslerimden nefret etmeye ve uzaklaşmaya başladım. ciddi ciddi yalnızım artık. ama bunu yapan her zaman kadın olmuyor ben erkekten de yedim o kazığı. ha sonra topladım mı kendimi elbette. ama yaptığının aynısını yaptım artık hangisi iyi hangisi kötü seçebiliyorum. ondan sonra kimseyi sevemediğim için iyi birine hiç yaklaşmadım (tabi sevdiğimde iş değişir o ayrı). kötü olanlar da bana yaklaşmadı. onlara karşı hep bi egom ve nefretim vardı çünkü. velhasıl mühendislik fakültesinin de etkisiyle etrafımda kız arkadaşım yok gibi bi şey oldu ve bi süre sonra her gün lisedeki kız arkadaşlarımı aramaya başladım. masumduk çünkü o zamanlar kimse şeytanlık bilmediği için gerçekten dost olabilmiştik ve lisedeki kadar karakterli kalabilmeyi de başarabildik. ama diğerleri büyüdükçe ve güçlendikçe ego yapmayı tercih ettiler. fakültemden dolayı arkadaşlarımın büyük kısmı erkek ama hiçbirine tek bir derdimi bile anlatmadım. neden anlatayım ki ben böyle güçlüyüm. ha bu arada işin kökenine inecek olursak barbie bebeklerden başlayalım derim. ciddiyim. çünkü 5 yaşındaki çocuk gördüğü ve hayal ettiği şeylerin algısıyla gelişir. erkek çocuğa robot,lego, araba alırsan mühendis yaparsın. kız çocuğuna barbie alırsan gelecekte piremses olamayacağı için erkek nüfusunun başına bela olur. çocuklarınızı bencil hayallerle değil biliminsanı olma hayalleriyle yetiştirin efendim.

Kadri Balaban 5 Ocak 2016

Nefis bir yazı olmuş. Bu arada, bazı şeylerin yetiştirilme tarzıyla veya dini/hayati görüşle ilgisi yok(yorumlardaki bayanlara binaen) . İçgüdüleri, hormonları bastıramazsınız.

montevo 5 Ocak 2016

tipik mikilicek kızları bulup mikiyoruz amme hizmeit veiryoruz kafasındaki erkek yazısı.haklı ancak kendini de haklı çıkarmış.bence hem yazıdaki kız tipine hemde yazıyı yazan erkek tipine sağlam bi kaymalı.bide bu adamlar kalkıp öğüt vermez mi bitiyorum.akranların ilişki kavramını çükünden ileri götürme onun üzerine çalış ortalığı mahfet soran da öğüt ver.

george 12 Ocak 2016

ygs lys hazirlaniyorum, ve bizzat bunlari yasiyorum…

Murat DUYMAZ 1 Şubat 2016

Canını yerim la, sen beni anlatıyorsun 😀 Ama şimdi durmak yok yola devam çat pat :) Ellerine sağlık, güzel dökmüşsün kaleme :)

tolga gokalp 16 Mart 2016

ben bu adamdan 5 yıl geride yaşıyorum diyebilirim .Yaşım 26 ve olayım 1.5 yıl öncesine dayanıyor. Dediği gibi birine aşık oluyorsun geceleri yollara düşüyorsun , bilmediğin şehirlerde kışın parklarda sokaklarda yatıyorsun cünkü seviyorsun . O napiyor seni defalarca kez aldatıyor önemsemiyor egosunu tatmin ediyor . Kısacası benim hayatımı …….yor .. 1.5 yıl geçti aradan hak eden kadınları et parçası gibi görüyorum . Bütün hırsımı kin imi ona benzeyen kadınlardan cıkartıyorum . Üzüyorum hırpalıyorum rezil ediyorum . Halbuki pamuk gibi insandım hayır diyemiyen kimseyi kıramayan üzmeyen üzemeyen . Biri gelir ve seni kendine , şeytan a benzetir gider … Unutamıyorum tek sorun bu unutamıyorum kahpeyi…

aliaveloce 16 Nisan 2016

Kötü olmak senin secimindir…Yazının başlığında capkinligindan dem vurup, yok uruguayli kız da pms oluyor o neden bahane bulmuyor gibi sorular sormussun… Söylediğin kadın profilini her kadın 1 kez olsun yaşamıştır.13 14 yaşlarında bile çok sevdiğin zamaninin tümünü beraber geçirdiğin, hayatinin gereksiz ayrintilarini paylastigi ama arkadaş kalmak istediğin insanlar olmuş olabilir ki çok normal.Bana beni seven kadınları bende sevdim sevmediğimlede yolumu ayırdım ümit vermedim dersen gulerim:) beni sorarsan hayatım ben başından bana fazla alışma ben gidicem diyip başlarım bütün iletisimlerime… çoğu insan da düşündüğünün aksine gitme ihtimalimi değil kalma ihtimalimi göz önünde bulundurmak ister. ÇAPKIN ARKADAŞIM bak sana hayatimla ilgili gereksiz bilgi verdim:):) insanlar commentlerde metiyeler düzmüsler. Sevdiğini söylediği kadın için 30 km yol yürümüş bi adam… sence insanların elinden gelenin en iyisi ( ilişkide) Aynı midir? Yada söyle soralım kendini çok yaraladıgini söyleyen bir olay yaşamış erkegin, 9 yıl boyunca kendiyle en ozelini paylaşan kadınlara sadece cinsellik olarak bakması yaşadığı acısından mıdır? Yaptığın şeyi böyle mi mesrulastırıyorsun? Sana değer veren kadinlari degersizlestirecegine bir psikoloğa gitmeyi deneseydin ya sonuçta günümüz parasıyla 100 lira!!!