2.Dünya Savaşı Sırasında Çekilip Daha Sonra Renklendirilen 20 Fotoğraf

Günün En İyi 5 Hareketli Resimi

Sosyal Medyada Aşk Gösterisi Yapan İnsanlar

Her Yaptığını Facebook’da Paylaşan Arkadaşlarınız İçin Bilim Teşhisi Koydu

En çok İnanılan Teknoloji Efsaneleri

Blog, Genel, Teknoloji, Yaşam 31 Temmuz 2015
7.826

Teknoloji hayatımızın vazgeçilmez bir parçası, hepimiz günlük kullandığımız olmazsa olmazlarımız hakkında birçok bilgiye sahibiz. Peki bunların ne kadarı doğru? Bu paylaşımımızda Yesilperim ailesi olarak size en çok inanılan ve yanlış olan bilgileri sunmaya karar verdik.

yesil7-31.1

Belkide günlük hayatta en fazla kullandığımız aygıt telefondur. Yıllardır kulaktan kulağa yerleşmiş ” Telefon bitmeden şarj etme, yoksa ömrünü azaltırsın” nasihati, elektronik cihazların Nikel-Kadmiyum pillerle çalıştığı zamanlardan kalıyordu lakin artık çoğu cihazın Lityum-İyon pile geçmesiyle doğruluk değerini kaybetti.

yesil7-31.2Apple iPhone kullanıcıysanız “jailbreak yapmak yasak sakın yapma” gibi nasihatlar almışsınızdır. Jailbreak tanımını bilmiyen takipçilerimiz için açıklayacak olursak, Jailbreak /hapisaneden kaçma terimi, telefonun fabrika ayarları sınırlamasını kaldırıp kontrolü tamamen kullanıcıya vermesine deniyor. Bu uygulama Amerika’da yasak olsa bile diğer ülkelerde böyle bir kısıtlama yok.

yesil7-31.3Apple bilgisayarlara virüs bulaşmaz. Tanıdık geldi mi? Geçeriliğini artık yitiren bu bilginin doğma sebebi bugüne kadar en popüler işletim sisteminin Windows olmasıydı. Hal böyleyken genelde bu sistemi hedef alan virüsler üretiliyordu. Tab’ Windows’a bulaşmak için tasarlanan virüsler de Apple’ın OS X işletim sistemini etkilemiyordu. Ancak Apple’ın artan popülaritesi, OS X işletim sistemlerini hedef alan virüslerin artmasına neden oldu.

yesil7-31.4Sildiğimiz dosyaların geri dönüşüm kutusuna atıldığını ve oradan da temizleyene kadar “güvende” olmadığımızı birçoğumuz acı deneyimlerle yada komik anılarla öğrenmişizdir. Lakin bu uygulama da tam olarak güvende olmamızı sağlamıyor. Bilgisyarınıza daha önceden yüklenmiş olan bazı programlar geri dönüşüm kutusundan tamamen silinen dosyalara erişim sağlayabiliyorlar. Bunu engellemek içinde yine bu amaçlı yazılmış silim programlarını kullanmanız gerekiyor.

yesil7-31.5“incognito” yani “Gizli sekme” girilen sitelerin geçmiş sayfalara kaydedilmesini engeller ve kullanıcıya biraz da olsa hak ettiği “özel” alanı sağlayabilir. Her ne kadar girdiğiniz siteler geçmiş dökümünde gözükmesede bu internette görünmez olduğunuz anlamına gelmez. Gizli sekmeler IP’nizi gizlemez ve üçüncü kişiler tarafından kayıt altına alınmanızı engellemez. (aman dikkat! internet sağlayıcılarınız, yada kurulan programla patronunuz sizi mercek altına alabilir.)

yesil7-31.6

Daha çok megapikselli kamera daha iyidir diye bilinir. Doğal olarak kameralardaki megapiksel sayısının artmasıyla, çekilen fotoğrafların kalitesinin artacağı düşünülür. Bu düşünce sadece bir noktaya kadar doğru. Bilgisayar ekranında gösterilecek bir fotoğraf için üç megapiksel çözünürlük yeterliyken, yedi megapiksellik bir fotoğrafı poster boyutunda basmak mümkün. Bunun üstündeki megapiksel sayısı ise amatör bir fotoğrafçı için pekde gerekli değil gibi duruyor.

yesil7-31.7

Sıradaki bilgimiz Wireless için, çok çubuğu olan bağlantı en iyidir görüşü yer yer değişkenlik gösterebiliyor. Bildiğiniz gibi telefon ekranlarındaki çubuklar telefonun en yakın baz istasyonundan aldığı sinyalin gücünü gösteriyor. Bağlantı kalitesi ise tek bir baz istasyonunun aynı anda kaç telefona hizmet verdiğine bağlıdır. Festival veya konser gibi, kullanıcıların bir noktaya yoğunlaştığı durumlarda telefonda çubuklar tam gözükse de bağlantı sağlanamamasının nedeni, yada kalabalık bir kafede bağlantı kalitesinin düşüklüğünün sebebi budur.

yesil7-31.8 Flash bellekleri hatalı çıkarmak veri kaybına sebep olur bilgisinin de biraz düzeltilmeye ihtiyacı var. Veri kaybı flash belleğin veri transferi sırasında çıkarılmasıyla oluşan bir durumdur. Yani flash belleğiniz transferi tamamladıktan sonra çıkarılırsa herhangi bir veri kaybı yaşamazsınız. Tabi yine de güvenli ve bilinen yolu izlemek her zaman için daha iyidir. Biz sadece içinizdeki kuşkuyu öldürelim dedik.

yesil7-31.10

Facebookta her dönem bir an gelir ki tüm yakınlarınız, arkadaşlarınız  “…Facebook‘un yeni kullanım koşullarına cevaben, tarafıma ait her tür kişisel bilgihakkının (Berner Konvansiyonu uyarınca) bana ait olduğunu beyan…” şeklinde paylaşım yaparlar, bu yıllardır süren bir salgındır. Durdurulamaz, önüne geçilemez. Peki bu işin aslı nedir? 

Facebook kullanmak için, hepimizin hesap açım sırasında kabul ettiği kullanıcı sözleşmesi vardır. Bu okumadığınız sözleşmede (biraz kubuzluk yapayım) paylaşımlarınızın size ait olduğu, istediğiniz gibi kontrol edip, paylaşabileceğiniz maddesi vardır. Tabi medya expertlerinin dediğine göre profiliniz public, yani halka açıksa dileyen istediğiniz paylaşımınızı kullanabilir. O yüzden aman dikkat, ilerde güzelim yüzünüz mozaiklenip saçma sapan haberlere çıkmasın.

yesil7-31.11

“Fazla telefonla görüşmek kanser riskini arttırır.” Yada babaennelerimiz, dedelerimizin tabiriyle “çok konuşta kafan balon gibi şişsin” Bu söylentilerin ortaya çıkma sebebi telefonların yaydığı radyo frekansı (her telefonda değişiklik göstermektedir) ve radyasyona, uzun süreli görüşmeler sonucunda sıklıkla maruz kalındığında kanser çeşitlerinin boy gösterebileceği inancıydı. Haliyle radyasyon ve kanser beraber çok anıldığı için, ateş olmayan yerden duman çıkmaz diyerek bu söylenti birçoğumuzda yer edindi.

Endişelenmeyin, şu ana kadar kanser ve telefonu birbirliyle ilişkilendirebilecek bir vaka görülmedi. 2008-2009 da yapılan açıklamada kanserin ve telefonun bir bağlantısının bulunmamasıydı ve 1991 yılından beri insanların telefonla konuşmaya harcadığı vakit neredeyse altı kat artsa da beyin kanseri oranı neredeyse yarı yarıya azaldı. Buda içinizi rahatlatmadıysa smartphone furyası çıktığından beri birçok kanser türünün yılda yüzde 1 daha az görüldüğünü söyleyerek konuyu kapatıyoruz.

yesil7-31.12

2011 yılında “Arjantinli bilimadamlarının yaptığı araştırma sonucu wireless a bağlı laptop’u dizde tutmak erkek sperminin verimliliğini düşürüyor.” Diye bir yazı tüm medyayı salladı ve hemen hemen hepimiz bu bilgiye sahip olduk. O kadar ki, arkadaşımın teki laptopu uzanarak kullanarak malum bölgeden olabildiğince uzak tutuyordu. Bu işgüzar araştırmacılar sonradan araştırmalarının daha detaylı evrelere ihtiyacı olduğunu ve sonucun spekülasyon olduğunu söylese bile panik halinde olan dünya bu açıklamayı işitmedi bile.
Herşeyden önce bu wireless enerjisini emebilmek için testislerin neredeyse bilgisayara yapışık olması gerekiyor, yani diz üstünde tutmak falan yetmiyor. Üstüne üstlük bunu başarabilen arkadaşlar (helal olsun diyoruz) merak etmeyin, Fransız bilim adamları radyo frenkansı enerjisinin emilmesinin molekül yapısını bozmayacağını net bir şekilde belirttiler. Özet olarak gelecek nesiller güvende efendim.

Bu paylaşımında sonuna geldik, okuyan gözlerinize sağlık diyerekten bu sıcak yaz aylarında en ferahlatıcı esintilerin sizlerle olmasını diliyoruz.

Reklamlar
Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.