Sosyal Medyada Aşk Gösterisi Yapan İnsanlar

Vay Anasını Dedirten 9 Eski Magazin Haberi

Kadınlara Göre En Seksi 10 Erkek Mesleği

Koltuğunu 180 Derece Yatırmaya Çalışan Yolcu

İnsanın İstediğinin Bir Türlü Olmaması

Blog, Genel, Yaşam 4 Temmuz 2015
5.075

Herkesin yaşamına bir göz atarsak ve kendilerini dinlersek, böyle bir şeyin cidden var olduğu ortaya çıkıyor. insanın, hayatta çok istediği bir konu oluyor, o olsun da diğerleri vasat da olsa, olmasa da sorun olmaz gibisine geliyor ya, işte tam o noktada o çok istenen şey gerçekleşmiyor. çok istedim mutlaka olur diye bekliyoruz bekliyoruz, beklemeye değer diyoruz ama olmuyor, bu üzüntüyle kabullenmek değil bir farkındalık oluyor. olayı yersiz bir karamsarlığa bağlamamak gerek tabii, çünkü o istenen şey bir türlü gerçek olmadığı halde, düşünmediğiniz yerlerden garip kendine has küçük mutluluklar yaratabilecek olaylar ortaya çıkıyor ve sizi şaşırtıyor, gülümsetiyor belki gününüzün güzel ve umutla geçmesini sağlıyor.

burada bir seçim oluşuyor. ikisini de denemiş biri olarak söylemeliyim ki, birinci yöntem pek bir boka yaramıyor. bu birinci yöntem, oturup, uğraşıp salak salak o çok istenen şeyin üstüne yoğunlaşmaktır. pozitif, negatif düşünmek çok istenen şey üzerinde pek etkili olmuyor. çok olumlu düşündüm ve çok çaba sarfettim çok istediğim şeyler için. bunun sonucunda kapılar iki gereksiz yola açıldı. yine bunlardan birincisi, gerçekleşmiyor hacım, istersen birkaç yıl bekle, her gün o çok istenilen şey üzerine uğraş ver, düşün, en çok ben hak ediyorum de, yok olmuyor. ikinci en berbat yol da, oluyor ama üzerinden o kadar çok zaman geçmiş oluyor ki o eski heyecan istek kalmamış oluyor bir de üstüne ruhen yaşlanmış olduğunuzu farkediyorsunuz. çok gurur yapanlar zaten bu vakitten sonra böyle şey isteyenin allah belasını versin diyerek, başka tür isteklere ve başka tür hayat tarzlarına yol açıyorlar.

ikinci yöntem ise garip, hayat beni sınıyor musun sen dedirtecek bir yol. çok istenen şey bir dönem içinde olmuyorsa, ondan vazgeçiyoruz ve hayatın sunduğu sizin hayalinizde olmayan ve size büyük tutkular getirmeyeceğini zannettiğiniz diğer mutluluklara ve olaylara yelken açıyorsunuz. ilk önceleri kendinizi bir şeylerle oyalanan garip bir varlık olarak adlandırıyorsunuz ama sonra bir boşvermişlik eşiğini aşınca, artık o çok istenen şeyleri düşünmeden de, önceleri çok istemek diye düşünmediğiniz olayların, hayat dönemeçlerinin keyfini çıkarıyorsunuz. çok istenen şey olmayınca, yanında bir sürü hayali kurulmamış olaylar, insanlar geliyor ki, sonradan onların daha eğlenceli, kasvetsiz, daha az yorucu olduğu farkediliyor.

ha bu arada, o çok istenen şeyi sallayıp, diğer hayali kurulmamış olaylara doğru gidildi diye, bu çok istenen şeyimiz üzülüyor, alınıyor ve size geri dönüyor. o an, onu istemek veya istememek sizin ellinizde. gerçi, siz diğer küçük mutluluklarınız ve yeni hayata bakış açınızla, o eskiden çok istenilen şeyi artık değersiz ve anlamsız buluyor olabilirsiniz. normaldir, o istekten vazgeçmek uğruna bakış açınızı değiştirmişsiniz, şimdi gidip geçmişte istenilen bir şey için tüm o açıyı tepetaklak mı edeceksiniz?

bir ipucu daha, çok istediğiniz şeyden vazgeçemiyorsanız, diğer beklenmedik olaylardan mutlu olmaya bakın ve o fikri aklınızın gerilerine atın. kendinizi bile kandırın ki, o istenen şey olsun. dünyayı kandırın, evren o olayın gerçek olmasına yardımcı olsun ama asla salak salak çabalarla bekleyip durmayın. saniye saniyeyi beklemiyor, biz neyi bekleyeceğiz bu kısa hayatta?! sonra istiyorsanız, istediğiniz şeyi kabul edin ama kendinizi çok iyi kandıramamışsanız, o çok istenen şey geri gidecektir bence ve de bir sürü hayattan gördüğüm kadarıyla.

belki de en kolayı, çok istememektir. kendini çok istemelerden arındırınca oluyor, nasıl oluyorsa. olmuyorsa da zaten hiçbir şeyin farkında olmadan elimizdekilerle mutlu olmaya devam ediyoruz. mutluluk, çok istenen şeylerin değerinden kat kat fazladır; o yüzden elimizdeki sadece bir çay fincanı da olsa, bu doğruluk payı kesindir, nettir, böyledir.

Reklamlar
Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.